|
Yazar Administrator
|
|
Cumartesi, 26 Nisan 2008 |
Bilir misin Sevgili
Sevgili can Çekilmez hasretin, geçmek bilmediği bir anda, sana yazılan bu mektubu okuyacak mısın bilmem ama en azından yürekteki sızılardan birazcığını kağıtlar da görsün istedim. Bilmem yansıtır mı kalemim pürüzsüz duygularımı yine ürküyorum anlatamam diye ***Elbette için rahat edecek can; bazen günlerce uzaklarda bir selamı bile çok göreceksin Sevdanı deli etmek için hallerden hallere girecek birde başını yastığa koyduğunda güzel rüyalara dalacaksın Hasretini duvarlara yazan Can’ın halini nereden bileceksin ki… Nasılsa için rahat, gününü zehir eden, baktıkları karartılarda ışığını bulan, gündüzünde gecesinde düşlerinde seni yaşatan, bir selamınla yüzünde güller açan, bugün; en güzel günüm diye bilen hayranın var ya... Bilir misin sevgili Senin her acın onun damarlarına sancı işliyor.Bir anlık üzüntün onda patlamaya hazır volkan dağları yaratıyor…. Senden uzakta geçen her gün tarihlerde hayırsız gün diye çiziliyor Nasılsa için rahat Gözleri senden başkasına kör, kulakları farklı seslere sağır, yüreği senden başkasına kapalı bir deli var ya… Ne edersen et, ne söylersen söyle; sana karşı değişmeyen, değişmeyecek seninle bütünleşmiş, ondan her uzaklaşma isteğinle canından can aldığın biri… Güzel adının her harfi farklı harfler diyerek nazar boncuğuyla süsleyecek kadar sana tutkun Senden uzaklarda seninle yaşar, seninle güler senin için hüzünler ve seninle hayatın değer olduğunu düşünecek kadar sersemleşmiş biri. Onu üzme ne olursun Düşünemeyeceğin kadar sana düşkün o. Çiçeklerin suya aşkı gibi ayçiçeklerinin güneşe vurgunluğu gibi sana hasret Ayçiçeklerini bilir misin sevgili Güneşin doğuşuyla yüzünü güneşe çevirir,takip güneş batıncaya dek sürer; sonra boyunları bükük kalır ta ki güneş yüzünü gösterinceye kadar… Öyle durgun öyle sessiz öyle yetim dururlar. Sen güneşim oldun yıldızların ışığı artık kar etmiyor sen aydınlığım oldun ayın yansımasında nur gelmiyor… Beni güneşsiz bir dünyada yapayalnız bırakma sevgili.
|